на расчет стоимости
Dr. Irina Ergül’ün özel muayenehanesinde muayene
20
yıllık deneyim3 000
doğum yaptırdı90%
memnun hastalarÖncelikle bu oluşumun kadın vücudunda ne olduğunu anlamaya çalışalım. Miyom, rahmin kas tabakasında oluşan iyi huylu bir oluşumdur. İyi huylu olduğu için bu tanı sizi korkutmamalıdır.
Küçük boyutlu miyomlar neredeyse her 4 kadından birinde görülür. Çoğu durumda miyom kadına zarar vermez ve belirti göstermez. Herhangi bir şikâyete neden olmaz ve genellikle tesadüfen tespit edilir.
Sadece daha az sayıda miyom, düzenli takip ve bazen cerrahi tedavi gerektirir. Miyomların 3 türü vardır:

Belirtilerin varlığı elbette miyomun büyüklüğüne ve yerleşimine bağlıdır. Başlıca belirtiler ağrı ve kanamadır. Ancak her miyomun kendine özgü özellikleri vardır. Miyom karın boşluğuna doğru büyüyorsa (subseröz), genellikle belirti vermez ve özellikle küçük boyutlardaysa sadece ultrason sırasında tespit edilir.
Ancak burada yerleşim çok önemlidir. Örneğin, rahmin arka dış kısmında bulunan bir miyom mesaneye veya rektuma baskı yapabilir. Bu durumda belirtiler daha hızlı ortaya çıkar.
Her durumda ağrı ve kanama en temel belirtilerdir. Bu ağrı cinsel ilişki sırasında ortaya çıkabilir ya da alt karın bölgesinde sürekli ve yorucu bir ağrı şeklinde olabilir. Ancak böyle bir durumda başka bir hastalığın da varlığı söz konusu olabilir.

Eğer miyom rahim kas tabakasını ayırarak büyürse (intramural miyom), genellikle rahim içindeki sinir uçlarını gerdiği ve etkilediği için daha çok ağrıya neden olur. Rahim boşluğuna doğru büyüyen miyomlar (submukoz miyom) ise çoğunlukla kanamaya yol açar.
Miyom yoğun kanamalara neden olabilir. Peki kanamanın yoğun olduğunu nasıl anlayabiliriz? Hastaya genellikle bir günde ne kadar kan kaybettiği sorulur. Eğer adet 7 günden uzun sürüyorsa ve günde 5’ten fazla ped kullanılıyorsa bu kesinlikle kanama olarak değerlendirilir.
Bu tür durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır. Ancak kanamanın birçok nedeni olabilir, her zaman miyomla ilişkili değildir. Yoğun kanama anemiye yol açar; yani kadında demir eksikliği gelişir ve buna bağlı olarak halsizlik, yorgunluk, bitkinlik ve ciltte solukluk görülebilir.
Eğer miyom rahim boşluğuna doğru büyüyorsa, küçük boyutlarda bile cerrahi olarak çıkarılması gerekir. Bu tür miyomlar endometriyumun ve rahmin doğru kasılmasını engeller, ayrıca yoğun kanamaya neden olur ve gebeliğe de engel olabilir. Bu nedenle küçük bir submukoz miyom bile genellikle alınmalıdır.
Bu durumda histeroskopi yöntemi uygulanır. Yani açık ameliyat gerekmez; histeroskop ile rahim içine girilerek miyom çıkarılır. Büyük miyomlarda ise her zaman tek seansta çıkarma mümkün olmayabilir.
Kliniğimizde modern tekniklerle 4–5 cm’ye kadar olan miyomlar tek seansta çıkarılabilmektedir. Kısmen rahim içine uzanan miyomlar da histeroskopi ile alınabilir.
Ancak büyük kısmı dışarıda yer alan miyomlara histeroskopi ile ulaşmak mümkün değildir. Bu nedenle bu tür miyomlar genellikle takip edilir. Her miyomun hemen ameliyat edilmesi gerekmez; çünkü bunlar iyi huylu oluşumlardır ve kanser hücresi içermezler. Birçok kadın 2–3 cm’lik miyom gördüğünde endişelenir, ancak çoğu durumda sadece takip yeterlidir.
Genellikle küçük miyomlarda hastalar 3 ay sonra tekrar kontrole çağrılır. Bu süreçte miyomun büyüyüp büyümediği değerlendirilir. Eğer 3 cm’den 5–6 cm’ye hızlı bir büyüme varsa cerrahi düşünülür. Değişiklik yoksa kontrol süresi 6 aya çıkarılır. Stabil miyomlarda ise yılda bir takip yeterlidir.
Günümüzde kliniğimizde miyomlar açık ameliyat (laparotomi) yerine laparoskopik yöntemle çıkarılmaktadır. Bu yöntem daha az travmatiktir, iyileşme süresi daha kısadır ve yapışıklık riskini azaltır.
Rahim kas tabakasında yer alan miyomlar genellikle 5 cm’ye ulaştığında cerrahi olarak değerlendirilir.
Küçük intramural miyomlar genellikle gebelik için engel değildir. Gebelik sırasında büyüyebilirler, ancak çoğu durumda sadece 1–2 cm artış gösterir ve doğumdan sonra tekrar küçülürler.
Bazen 4 cm’lik saplı dış miyom ile gebelik aynı anda tespit edilir. Bu durumda takip edilir, ancak nadiren sapın dönmesi (torsiyon) veya nekroz gelişebilir ve cerrahi gerekebilir.
Rahim içi (submukoz) miyomlar ise çoğunlukla düşük riskini artırır. Bu nedenle gebelik planlayan kadınlarda bu miyomların önceden çıkarılması önerilir.
Rahim içi veya rahim duvarındaki miyom operasyonlarından sonra, rahim dokusunun iyileşmesi için en az 6 ay beklenmelidir ve ardından gebelik planlanabilir.
Üreme çağında yaş faktörü çok önemlidir. Özellikle 38 yaş ve üzerinde ilk gebelik planlanıyorsa, acele edilmemelidir. Önce yumurtalık rezervi değerlendirilmelidir.
Eğer rezerv düşükse ve gebelik gecikiyorsa, bazı durumlarda önce IVF (tüp bebek) yapılarak embriyolar dondurulur, ardından miyom ameliyatı gerçekleştirilir ve iyileşme sonrası embriyo transferi yapılır.
Çünkü ameliyat ve iyileşme süreci zaman alır ve bu süreçte yumurtalık rezervi azalabilir.
Bu nedenle miyom varlığında, yaş faktöründe ve özellikle infertilite öyküsünde, tedavi planı mutlaka uzman tarafından bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Miyom sezaryen için tek başına bir endikasyon değildir. Eğer miyom doğum kanalını etkilemiyorsa normal doğum mümkündür.
Bazen sezaryen sırasında miyomun da çıkarılması istenir. Bu karar; miyomun büyüklüğüne, yerleşimine ve cerrahın deneyimine bağlıdır.
Gebelikte damar yapısı çok geliştiği için miyom çıkarılması ciddi kanama riski oluşturabilir. Bu nedenle her vaka bireysel olarak değerlendirilir.
01
20+ yıllık deneyim
02
ISUOG üyesi
03
Özel muayenehane
04
Randevu RU / TR / EN
• Türkiye’de ve yurt dışında uluslararası kongreler
• Bilimsel araştırma projelerine katılım
• İleri düzey uzmanlık kursları
Rusça, Türkçe ve İngilizce dillerini akıcı şekilde konuşuyorum
Обновлен:
13.07.2022